İNÖNÜ YAYLASI
Sisin içinde GPS rotasını takip ederek kendimizden emin bir şekilde ilerleyip, yaylayı elimizle yokmuş gibi bulduk.
Dört arkadaş sabahın yedisinde TEM 'deki bir benzin istasyonununda çaylarımızı yudumlarken ileride yapacağımız kamp için çıkaracağız rotayı konuşuyorduk. Bu sefer biraz daha fazla bilgi sahibiydik. Hem GPS koordinatları hem de GPS track 'leri vardı elimizde. Bu güven ve azimle kimse bizi durduramazdı.
İkinci mola yerimiz Yuvacık barajı oldu, üzerinde yürüyebileceğiniz baraj oldukça muhteşemdi, girişteki kulübeden bizi dürbünle fotoğraf çekip çekmediğimizi kontrol etmeye çalışan güvenlik görevlisi de oldukça komik gelmişti bize.
GPS ve bilgisayar bilgimize güvenerek GPS 'den gelen bilgileri anında dizüstü bilgisayarda görüntülüyor, daha geniş bir alanda rotamızı bulmaya çalışıyorduk. Bizdeki rota bilgisi Tepecik köyünden başlıyordu. İnönü yaylasını her sorduğumuz bizi farklı bir yoldan gönderiyordu, 45 dakika kadar gezindikten sonra kendimizi bir caminin avlusunda bulduk. GPS bilgileri elimizde olmasına karşın rotanın başlangıcını bulamıyorduk. En sonunda barajın kenarındaki Sedat abimizin alabalık tesisine giderek bir büyüğe danışalım dedik... iyi etmişiz.
Tepecik köyünü elimizle komuş gibi bulduk, sıra yürüyüş rotasına gelmişti. Artık GPS izlerinin balangıcı da bulunduğumuz yeri işaret ediyordu. Ama bir gariplik vardı. GPS izleri ilerideki dağın içine doğru gidiyordu, karşımızdaki sis ve yolun yapısı ne kadar kötü bir görüntü oluştursa da GPS haklıydı. Sisin içine girdikten sonra bu şekilde 5-6 kilometre yol aldık. Önümüzü sadece bir kaç metre görüyorduk, yola bakacağımıza laptop 'daki GPS izlerine bakıyorduk. 3 kilometre sonra İnönü yaylası göründüğünde bir karıncanın gözünün önündeki futbol sahası gibi duruyordu düzlük. Hatta yanımızdaki bir arkadaşımız koyunları dev mantarlar sanmıştı.
GPS ile sisin içinde kaybolmadan gitmek inanılmazdı. 1994 yılında Küre dağlarında 1200 metre kayanın tepesinde sise yakalanışımı hatırlamıştım. İnilecek tek rota vardı o da sisin içinde kaybolmuştu. Şimdi o günü düşündüğümde şanslı olduğumu hissediyorum. Rotayı bulmuştum... sadece şansla...
Ulaşım
2 değişik alternatif ile ulaşım mümkündür. Birinci alternatif; Kocaeli - Yuvacık Barajı - Tepecik yoludur. İstanbul 'dan yaklaşık 2,5 - 3 saat sürer. Özellikle Yuvacık barajı görülmeye değer yerler arasındadır. Yuvacık barajının etrafındaki Alabalık çiftliklerinde taze alabalık keyfi yine bu güzergahın artıları arasında sayılabilir.
İkinci alternatif ise; Sakarya - Pamukova - Hüseyinlidir. 3 saat kadar süren yolculuk Pamukova ilçesinden 800 metre rakımlı Hüseyinli köyüne haraketle devam eder. İnönü Yaylasına çıkışın daha kolay ve kısa olduğu bu güzergah İstanbul 'a uzak olması sebebiyle ikinci planda kalır.
İnönü Yaylası 1050 metre rakım ve geniş düzlüğü ile çevredeki en güzel yaylalardan biridir. Kuzeyinde Tepecik, güneyinde Hüseyinli köyleri yer alır. Yaylada bir kaç ev ve su kaynakları bulunmaktadır. Ulaşımın araçla da mümkün olduğu yayla bahar aylarında bir çok piknik ve doğa severi ağırlar.
Adını doğusundaki in 'den alır. İsmet İnönü ile bir ilgisi yoktur. Bu ine zamanında bazı define avcıları gelerek tahribat yapmış hatta bir rivayete göre de içerdek çalıştırdıkları su pompasının egzos dumanından zehirlenmişlerdir.
İstediğiniz kadar sayıda çadırı alabilecek yayla yakın çevreden gelen piknikçilere de ev sahipliği yapar. Güney Batısındaki Ercuva yaylasına yürüyerek 15 dakikada olan uzaklık aynı anda iki yeri de görme imkanı sunar.
Inönü Yaylasını ücretsiz GoogleEarth üzerinden incelemek için tıklayınız. 
Eğer bilgisayarınızda Google Earth kurulu değilse, aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.
GoogleEarth'u indirmek için tıklayınız
** Google ve Google Earth, Google Inc. markalarıdır. Lütfen detaylı bilgi için http://www.google.com/corporate/history.html adresini ziyaret ediniz.
Yazı ve Fotoğraflar: Bülent DEMİR

ana sayfa
|